phpKF - php Kolay Forum  
Ana Sayfa  |  Yardım  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
Forumunuz Hayırlı olsun yenilendi

Resim Ekleme

Bu Sayfadaki Bilgiler 04/05/2007 tarihli ve 5651 sayılı
Bu Sayfadaki Bilgiler 04/05/2007 tarihli ve 5651 sayılı "İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun" Uyarınca Gerekli Durumlarda İletişim Sağlanabilmesi İçin Eklenmiştir. Lütfen Gerekli Durumlarda Kullanınız... İbrahim uzun Esatpaşa mah 3.demiryollu 1201.sk no:28 menemen/izmir/Türkiye email :Uzun_70@hotmail.com
Forum Ana Sayfası  »  ATATÜRK
 »  Din ve Lâiklik

Yeni Başlık  Cevap Yaz
Din ve Lâiklik           (gösterim sayısı: 2.184)
Yazan Konu içeriği

boşluk

lovepowerman
[lovepowerman]
lovepowerman

Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 13.09.2010
İleti Sayısı: 2.587
Şehir: İzmir
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Web Adresi
Özel ileti Gönder

Konu Tarihi: 19.09.2010- 20:20
Alıntı yaparak cevapla  


Din ve Lâiklik
Din vardır ve lâzımdır. Temeli çok sağlam bir dinimiz var. Malzemesi iyi; fakat bina, uzun asırlardır ihmale uğramış. Harçlar döküldükçe yeni harç yapıp binayı takviye etmek lüzumu hissedilmemiş. Aksine olarak birçok yabancı unsur -tefsirler, hurafeler- binayı daha fazla hırpalamış. Bugün bu binaya dokunulamaz, tamir de edilemez. Ancak zamanla çatlaklar derinleşecek ve sağlam temeller üstünde yeni bir bina kurmak lüzumu hasıl olacaktır.
1922
Din, bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye muhalif değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamağa çalışıyor; kaste ve fiile dayanan taassupkâr hareketlerden sakınıyoruz. Gericilere asla fırsat vermeyeceğiz.
1922
Ey arkadaşlar! Tanrı birdir, büyüktür; tanrısal inanışların belirtilerine bakarak diyebiliriz ki: İnsanlar iki sınıfta, iki devirde mütalâa olunabilir. İlk devir insanlığın çocukluk ve gençlik devridir. İkinci devir, beşeriyetin erginlik ve olgunluk devridir.
1922
İnsanlık birinci devirde tıpkı bir çocuk gibi, tıpkı bir genç gibi yakından ve maddaî vasıtalarla kendisiyle meşgul olunmayı gerektirir. Allah, kullarının lâzım olan olgunlaşma noktasına erişinceye kadar içlerinden vasıtalarla dahi kullariyle meşgul olmayı tanrılık özelliğinin gereklerinden saymıştır. Onlara Hazreti Âdem Aleyhisselâmdan itibaren bilinen ve bilinmeyen sayısız denecek kadar çok nebiler, peygamberler ve elçiler göndermiştir. Fakat Peygamberimiz vasıtasiyle en son dinî, medenî gerçekleri verdikten sonra artık insanlıkla aracı ile temasta bulunmağa lüzum görmemiştir. İnsanlığın kavrayış derecesi, aydınlanma ve olgunlaşması sayesinde her kulun doğrudan doğruya tanrısal düşüncelerle temas kabiliyetine eriştiğini kabul buyurmuştur ve bu sebepledir ki, Cenabı Peygamber, peygamberlerin sonuncusu olmuştur ve kitabı, en eksiksiz kitaptır.
1922
Muhammed'i bana, cezbeye tutulmuş sönük bir derviş gibi tanıttırmak gayretine kapılan bu gibi cahil adamlar, onun yüksek şahsiyetini ve başarılarını asla kavrayamamışlardır. Anlamaktan da çok uzak görünüyorlar. Cezbeye tutulmuş bir derviş, Uhud Muharebesinde en büyük bir komutanın yapabileceği bir plânı nasıl düşünür ve tatbik edebilir?
1923
Tarih, hakikatleri tahrif eden bir sanat değil, belirten bir ilim olmalıdır. Bu küçük harbte bile askerî dehâsı kadar siyasî görüşüyle de yükselen bir insanı, cezbeli bir derviş gibi tasvire yeltenen cahil serseriler, bizim tarih çalışmamıza katılamazlar. Muhammed bu harb sonunda çevresindekilerin direnmelerini yenerek ve kendisinin yaralı olmasına bakma*****, galip düşmanı takibe kalkışmamış olsaydı, bugün yeryüzünde müslümanlık diye bir varlık görülemezdi.
1923
Bizim dinimiz en mâkul ve en tabiî bir dindir. Ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur. Bir dinin tabiî olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uyması lâzımdır. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur.
1923
Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla alâkası olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler zamanın yeniliklerine uymayı kâfir olmak sanıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış yorumu yapanların amacı, İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, beyinledir.
1923
Bizim dinimiz, milletimize değersiz, miskin ve aşağı olmayı tavsiye etmez. Aksine Allah da, Peygamber de insanların ve milletlerin değer ve şerefini muhafaza etmelerini emrediyor.
1923
Bilhassa bizim dinimiz için herkesin elinde bir ölçü vardır. Bu ölçü ile hangi şeyin bu dine uygun olup olmadığını kolayca takdir edebilirsiniz. Hangi şey ki akla, mantığa halkın menfaatine uygundur; biliniz ki o bizim dinimize de uygundur. Bir şey akıl ve mantığa, milletin menfaatine, islâmın menfaatine uygunsa kimseye sormayın. O şey dinîdir. Eğer bizim dinimiz aklın mantığın uyduğu bir din olmasaydı mükemmel olmazdı, son din olmazdı.
1923
Türk milleti daha dindar olmalıdır, yani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır demek istiyorum. Dinime, bizzat hakikate nasıl inanıyorsam buna da öyle inanıyorum. Şuura aykırı, ilerlemeye mâni hiçbir şey ihtiva etmiyor.
1923
Milletimiz din ve dil gibi kuvvetli iki fazilete maliktir. Bu faziletleri hiçbir kuvvet, milletimizin kalb ve vicdanından çekip alamamıştır ve alamaz.
1923
Baylar ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensublar memleketi olamaz. En doğru ve en hakikî tarikat, medeniyet tarikatıdır.
1925
Bizi yanlış yola sevkeden soysuzlar bilirsiniz ki, çok kere din perdesine bürünmüşler, sâf ve temiz halkımızı hep din kuralları sözleriyle aldata gelmişlerdir. Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz... Görürsünüz ki milleti mahveden, esir eden, harabeden fenalıklar hep din örtüsü altındaki küfür ve kötülükten gelmiştir.
1923

http://www.lovepowerman.net/
DEĞERLİ MÜMİNLER
Yazan Cevap içeriği

boşluk

lovepowerman
[lovepowerman]
lovepowerman

Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 13.09.2010
İleti Sayısı: 2.587
Şehir: İzmir
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Web Adresi
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 19.09.2010- 20:25
Alıntı yaparak cevapla  


DEĞERLİ MÜMİNLER

Yüce Rabbimiz, insanoğlunun dünya ve ahiret kurtuluşunu kazanması için gönderdiği inanç ve hayat ilkelerine din adını vermiştir. İlâhî dinlerin sonuncusu, Hz. Muhammed Mustafaya indirilen Kurân-ı Kerîmin içerdiği ilahî hakikatleri gösteren ve Resûlullahın hayatı boyunca uygulayarak bize örneklik ettiği İslâm dinidir. Artık Kurân-ı Kerîmde de belirtildiği gibi- Allah katında geçerli din İslâmdır.1 Her kim İslâmdan başka bir din seçerse bilsin ki kendisinden böyle bir din kabul edilmeyecektir.2

Dinimizin temel kaynakları, Kurân-ı Kerîm ve Resûlullah efendimizin sünneti, yani sözleri ve yaşayışıdır. İslâmın ilk nesli olan ashab-ı kiramdan itibaren İslâm âlimleri, dinimizi bu ana kaynaklar ışığında hem uygulamışlar, hem de onun sahih bilgisini üretmişlerdir.

Kuşkusuz her kültürde olduğu gibi İslâm kültüründe de sahih bilgi ve uygulamanın yanında, Kuran ve sünnetteki temel hükümlerle bağdaşmayan yanlış bilgiler ve uygulamalar da ortaya çıkmıştır. Bunu da normal karşılamak gerekir. Çünkü insanın bulunduğu her yerde, doğrunun yanında yanlış, iyinin yanında kötü de olacaktır. Ancak itikad, ibadet ve benzeri dinî alanlarda doğru bilgileri ve uygulamaları yanlışından ayırt edip, arı duru İslâmî bilgiyi ortaya koyan pek çok âlim yetişmiş, binlerce eser yazılmıştır.

Aziz Müslümanlar

Bizim dinî ve ilmî geleneğimizde, din konusunda yanlış konuşan ve yanlış yazanların susturulması yerine, büyük ölçüde ifade hürriyeti tercih edilmiş; yanlış yolda olanlarla bilgi zemininde mücadele edilmiş; bu suretle ümmetin sahih bilgiye ulaşabilmesi için pek çok eser ortaya konmuştur. Bu zengin ilmî birikim sayesinde müslümanların ezici çoğunluğu, hemen her devirde, dinimizin doğru bilgisini ve uygulamasını elde etme imkânınkavuşmuşlar; inanç ve yaşayışlarını batıllardan koruyabilmişler, bu sayede sırât-ı müstakîmde kalabilmişlerdir.

Ne var ki, aziz cemaat, son yüz yüz elli yıl içinde dünyada ve ülkemizde yayılan bazı din karşıtı akımların da tesiriyle sahih dinî bilgiye ulaşma konusunda sıkıntılar yaşanmış, dinimizin temel kaynaklarıyla bağdaştırılması mümkün olmayan fikirler ve uygulamalar yoğunluk kazanmıştır. Bu yüzden din alanında bir kargaşa ortamı ve zihin bulanıklığı doğmuştur. Bu olumsuz gelişmenin etkisi halen bir ölçüde devam etmektedir. Ama -çok şükür ki- yüksek düzeyde din öğretimi veren kurumlarımızda yetişen ilim adamlarının verimli çalışmaları sayesinde dinimiz hakkında Kurana, Hz. Peygamberin sünnetine ve İslâm âlimlerimizin güvenilir eserlerine dayalı sahih bilgiler içeren kitaplar yazılmakta, özellikle ülkemizde bunların hem sayısı hem de kalitesi hızla artmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığımız da yasal ve dinî görevinin gereği olarak, toplumumuzu dinimiz konusunda aydınlatma yönünde önemli çalışmalar yapmakta; halkımızı ilim adamlarımızın ürettiği sahih bilgi ile buluşturmaktadır. Bu amaçla her sene yüzlerce eser yayımlamaktadır.

Her alanda olduğu gibi din konusunda da bilgi çağı denilen bir devir yaşamaktayız. İnsanların kültür seviyesi her geçen gün yükselmekte, muhterem müminler Ayrıca Allaha şükrediyoruz ki- insanlarımızın yüce dinimize ilgisi artmakta, dolayısıyla dindarlık seviyesi de yükselmekte, bu arada dinî müsamaha da gelişmektedir. Bu durumda artık din konusunda doğruyu yanlıştan ayırmak için daha duyarlı ve sorumlu davranmamız, dindarlığımızı sahih bilgiye dayandırmamız gerekiyor. Yüce dinimizi magazin konusu yapanlara; dinimizi şöhret ve servet aracı yapmaya kalkışanlara asla itibar etmemeliyiz.

Son olarak, Diyanet İşleri Başkanlığımızın Ankarada Kocatepede, İstanbulda Sultanahmette 27incisini düzenlediği Dinî Yayınlar Fuarına dikkatinizi çekmek istiyorum. Burada Başkanlık yayınları yanında, başka birçok yayınevinin dinî yayınlarını bulacaksınız. Özellikle Diyanet Vakfının yayınladığı İslâm Ansiklopedisi, ülke içinden ve dışından bini aşkın ilim adamının ürünü olan ve dünyada benzeri bulunmayan gerçek bir ilim hazinesidir. Yirmi binden fazla dinî ve ilmî konu hakkında doyurucu bilgiler içeren ve 35. cildi basılan bu esere mutlaka sahip olmanızı önemle tavsiye eder; Yüce Rabbimizden zihnimizi ilimle, hayatımızı güzel işlerle donatmasını niyaz ederim.
Alıntı :internetten
GÜNÜMÜZDE MALESEF BU DİN ADAMLARI AZ KALDIĞI GİBİ BİRDE DALGA GECER GİBİ CUMHURİYET HOCASI LAKABIDA TÜREMESİNE YARIYAN BİR KISIM ÜÇ KAĞITÇILARDA TÜREMİŞTİR ATATÜRK SAĞ OLSAYDI İNANIN İLK YAPACAĞI İŞ GEÇMİŞTE YAPTIĞI GİBİ BU İÇİMİZDEKİ SAHTE (CUMHURİYET HOCASI) HOCALARI TEMİZLEMEKTİR .
MALESEF GÜNÜMÜZDE İMAMHATİPLER EĞİTİM BAKIMINDAN YETERLİ GELMEMEKTEDİR DİN ADAMININ OSMANLIDA OLDUĞU GİBİ HEM FEN HEMDE FIKIH HADİS TEVSİR GİBİ İLİMLERDE YATİŞMİŞ OLMASI TASAVUFLADA PİŞMİŞ OLMASI LAZIM AMA GÜNÜMÜZDE BUNU GÖREMİYORUZ ...
                                                        lovepowerman site admini

http://www.lovepowerman.net/
Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası  »  ATATÜRK
 »  Din ve Lâiklik

Forum Ana Sayfası

Forum Yazılımı:   php Kolay Forum (phpKF)  ©  2007 - 2010   phpKF Ekibi

Love Power Man

 RSS Beslemesini Görmek için Tıklayın   RSS Beslemesini Google Sayfama Ekle   RSS Beslemesini Yahoo Sayfama Ekle